01 Şubat 2008 Cuma

Test Drive-Unlimited




Son yıllarda pek göremediğimiz Test Drive bir zamanların favori Araba Yarışı oyunlarındandır. Özellikle araba yarışı oyunlarının günümüzdeki kadar çılgınlık haline gelmediği ve alternatif sayısının az olduğu dönemlerde hepimizin bayıldığı bir oyun… Ne yazık ki bu zamanlardan sonra oluşan rekabet karşısında Test Drive 1 2 3 4 5 gibi serilerin ardından oldukça yetersiz kalmıştı. Neyse ki Test Drive, Test Drive Unlimited ile tekrar huzurlarımızda. Bu sefer oldukça iddialı gelen oyun Eden Studios tarafından yapılmış ve PC,PS2,xbox 360,PSP platformlarında satışa sunuluyor.
İlk Test Drive oyunu Accolade firması tarafından geliştirilmiş ve 1987 yılında piyasaya çıkmıştı oldukça beğenilmiş olan Test Drive o zamana kadar çıkan en gerçekci yarış oyunlarından bir tanesiydi, belkide en iyisiydi. Aradan iki yıl geçtikten sonra 1989′da Test Drive II piyasaya sürüldü, ilk oyunun grafiksel ve oynanış açısından geliştirilmiş versiyonuydu. Bu oyunun ardından 1990 yılında Accolade Test Drive III’ü piyasa sürdü, oyun sadece DOS platformu için geliştirilmişti. Üçüncü oyundan sonra 1997 yılına kadar Test Drive’dan bir ses çıkmadı. O sıralarda Need for Speed adlı bir oyun piyasaya çıkmış ve yarış oyunlarının yeni standartlarını belirlemişti. 1997 yılında ise Accolade, Test Drive 4′ü piyasaya sürdü. Her ne kadar serinin diriliş oyunu gibi gözükse de Need for Speed kadar iyi bir oyun değildi ama farklı bir alternatif isteyenler oyunu alıp oynadılar. 1998 yılında Test Drive 5 yayımlandı, bu oyunda pek ilgi görmedi ama seriyi sevenler tarafından oynandı. 1999 yılında ise Test Drive 6 piyasaya çıktı, sonuç gene hüsrandı oyunun oynanabilirliği çok iyi değildi ve oyun yine ezeli rakibi Need for Speed’in gerisinde kalmıştı. İşte bu zamandan beri Test Drive’dan bir haber alınamadı ve Test Drive ismi yeni çıkan Need for Speed oyunları ile adetâ unutuldu. Ta ki 2005 yılına kadar… 2005 yılında Atari ve Eden Games, Test Drive Unlimited adında yeni bir Test Drive oyunu üzerinde çalıştıklarını açıkladılar. Eski Test Drive hayranları bu açıklamaya oldukça sevindiler, ama Eden Games gibi tecrübesiz bir yapımcının böyle bir oyunun üzerinden nasıl kalkabileceği merak konusuydu. 2006 yılında oyun Xbox 360 platformu için piyasaya sürüldü. Xbox 360′a sahip olan şanslı oyuncular oyunu oynama şansına eriştiler ve oyunu oldukça beğendiler. Şimdi oyunu oynama sırası PC oyuncularında, bu kadar tarih dersinden sonra eğer eşyalarınızı hazırladıysanız Hawaii Adası’na olan yolculuğumuza başlayabiliriz….


Oyun İncelemesi
Oyunun menüsü oldukça sade olarak hazırlanmış. Yeni oyuna tıkladığımızda kısa bir yüklemenin ardından kendimizi havaalanında buluyoruz, küçük bir videodan sonra gişelerde bekleyen bir kuyruk belliriyor, bu kuyrukta bekleyen kişilerden beğendimizi kendimize karakter olarak seçiyoruz ve Hawaii Adası’na olan yolculuğumuz başlıyor. İlk olarak adaya ayak bastığımızda 200.000 $ gibi bir paraya sahibiz, ve hemen bir araba kiralıyoruz. Daha sonra kendimize bir eve satın alıyoruz. Ve artık sıra geldi kendi arabımızı satın almaya, 3 dükkandan birine gidip ilk arabamızı alıyoruz (tüm bu satın alma işlemleri hoş videolarla süslenmişler) ve arabamızı denemek için ilk yarışa hazırız. İlk yarışımızı yaptıktan sonra oyun sizi tamamen özgür bırakıyor, artık istediğinizi yapabilirsiniz. İster adayı dolaşın ve her alanını keşfedin, ister yarışlara katılın ve para kazanın. Test Drive Unlimited açık uçlu bir oyun olarak hazırlanmış, her ne kadar GTA kadar özgür olmasanız da bir yarış oyunundan beklenmeyecek derecede özgürsünüz. Oyunda oldukça gelişmiş bir GPS sistemi bulunmakta klavyeden “M” tuşuna basarak adanın haritasına ulaşabilirsiniz ve gitmeniz gereken yerleri ayarlayabilirsiniz. Yarışlara girmek için haritadan üzerlerine fare ile tıklamanız yeterli, direkt girmek istemiyorsanız sol tık ile GPS’inizi ayarlayabilirsiniz ve kendiniz yarış yerine giderek yarışa katılabilirsiniz. Oyunda 100′ün üzerinde yarış ve görev bulunmakta, tabii hepsine hemen giremiyorsunuz. İlk önce küçük yarışlara katılıp para kazanmalı ve kendimizi geliştirmeliyiz. Oyunda arabalar ve yarışlar sınıflara ayrılmışlar, ilk katıldığımız araba F sınıfında oluyor ve F sınıfı yarışlara katılabiliyoruz. Bu böyle A sınıfına kadar gidiyor. Oyundaki yarışlar rakiplerinize karşı yarıştığınız yarışlar, zaman karşı olan yarışlar ve toplamda belirli bir hıza ulaşmanız gereken yarışlar olabiliyor (zaman zaman bu yarışlar trafiğe kapalı alanlarda oluyor, zaman zaman ise trafiğe açık alanlarda). İlk yarışlar oldukça kısa ve kolay olurken, oyunda ilerledikçe yarışların uzunlukları da arttıyor ve zorlaşıyorlar. Görevler ise top modelleri (bu modeller çok araba seçiyorlar eğer iyi bir arabanız yoksa arabanıza binmeyebiliyorlar, oyunda bile kapris yapıyorlar) belirli bir zaman aralığında bir yerden bir yere taşı, bazı insanları korkutmadan istedikleri yere götür ve zengin insanların arabalarını zarar vermeden istedikleri yere götür şeklinde oluyor (bu araba taşıma işi oldukça para verse de yalnız bir kere yapılıyor o yüzden dikkatli olun yaparken). Aynı zamanda adada sizin gibi yapay zekanın kontrol ettiği yarışçılar da geziyor(eğer online oynuyorsanız bu araçlar gerçek oyuncular oluyor), eğer onların yakınındayken selektör yaparsanız (Enter tuşu ile) onlarla kendi belirleyeceğiniz yolda yarış yapabiliyorsunuz.

Crysis







Yerli kardeşlerin çıkardığı Farcry oyunu o dönemlerde çok ses getirmişti. Oyun dünya çapında çok beğenildiği için Crysis duyurulur duyurulmaz herkesi meraklı bir beleyiş sarmıştı. Oyun ile ilgili video ve resimler ortaya çıktıkça heyecanımız bir derece daha artıyordu. Yep yeni özellikler, mükemmel grafikler, gece/gündüz etkileşimi vs. vs. hepimizi daha da iştahlandırdı. Yalnız çok yüksek sistem istemesi bir çoğumuzun iştahını kursağında bıraktı. Bazılarımız bu oyun için yeni ekran kartı aldı, bazılarımız düşük ayarlarda üzüle üzüle oyunu oynadı. Hele bazıları var ki oyunu oynayamayacağına rağmen sırf destek olalım diye oyunun orijinalini aldı. Crysis'in Türkçe olması büyük avantaj. İlk defa Dünya çapında çok büyük olan bir oyun Türkçe olarak piyasaya çıkıyor. Kendimizi ispat etmemiz açısından oyunu orijinal almamızın büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Eğer sesimizi Dünya'ya duyurursak bundan sonra bazı oyunların Türkçe çıkmasını sağlayabiliriz.
İlk olarak oyunun konusuna değinelim
Oyun 2019 yılında Kuzey Kore yakınlarına bir gök taşı düşer ve Hükümet bu durumu araştırmak için o bölgeyi çepeçevre sarar ve kimsenin girmesine izin vermez. Zaten denizde biraz ilerlemeye kalkarsanız etrafınızın gemilerle kaplı olduğunu görürsünüz. İşte o gemiler Kuzey Kore'ye ait. Amerika ise bu durumdan rahatsız olur ve olay yerinde olup biteni araştırması için tam donanımlı, eğitimli bir birlik gönderir. Olaylar zinciri böylece başlamış olur.
Bizim ve arkadaşlarımızın üzerinde Nano Suit adında bir zırh var. Bu zırh bize maksimum özellikler sunabiliyor. Bunlar; maksimum korunma, maksimum hız, maksimum zıplama ve görünmezlik. Modifikasyon sadece zırhlarımız ile sınırlı değil. Yeri geldiğinde silahımızı da modifiye edebiliyoruz. Silahımıza karanlık yerlerde ışık, sessiz olmamız gereken yerlerde susturucu gibi özellikler kazandırabiliyoruz. Bu da oyuna ayrı bir hava katmış.
Grafik konusunda bir hayli ses getiren Crysis, şu anda piyasada bulunan oyunlar arasında dx10'un nimetlerini en çok kullanan oyun görünümünde. Öyle ki bir çok sitede, forumda dx9 ve dx10 arasındaki farkı hepimiz gördük. Oyunu dx10'da oynayabilmek için ekran kartımızın bir hayli güçlü olması gerekiyor. İlla ki oyunu dx10'da oynamak lazım. Benim öyle bir imkânım olmadığı için oyunu ancak 1280×1024 high özelliklerde oynayabildim. Bu yüzden resimlerde dx10'a ait görüntüler yok. Sizlere dx10 görüntüleri sunamamaktan dolayı üzgünüm.
Grafikler benim oynadığım detaylarda gayet doyurucu. Grafik açısından piyasadaki en iyi oyunlardan birisi. Deniz, gökyüzü, adalar, ağaçlar, araçlar, insanlar, silahlar kısacası hemen hemen herşey çok güzel modellenmiş. Işığın üzerine düştüğü cisimler muhteşem görünüyor. Gölgelendirmeler harika. Yalnız benim gözüme çarpan bir durum var gölge mevzusunda. Karadaki gölgemiz bizim hareketimize paralel olarak hareket ediyor ama denizde yüzerken bizim hareketimiz ile gölgemizin hareketi uyuşmuyor. Sanırım Yerli kardeşlerin gözünden kaçmış. Suyun içinden çıktığımız zaman su akıntılarını görebiliyoruz. Bu da oyuna çok güzel ve gerçekçi bir görünüm kazandırmış. Patlama efektleri de harika olmuş. Crysis grafikler açısından mükemmel diyebiliriz. Tabii ki high veya veryhigh'ta oynuyorsanız. Medium veya Low detaylarda oynarsanız Farcry'dan çok da farklı bir görüntü elde edemiyorsunuz.
Crytek firması fizik motoruna da bir hayli önem vermiş. Etrafımızdaki hemen hemen bütün cisimler bizimle etkileşim halinde. Ağaçlar hareket ediyor. Tabii ki gölgeleri de. Cisimlere vurduğumuz zaman parçalanma, yuvarlanma, kırılma, devrilme gibi tepkiler verebiliyorlar. (Resimlerden birisinde parça parça böldüğüm ağacı görebilirsiniz) Ayrıca çoğu cismi elimizle tutup fırlatabiliyoruz. Bu çok sıkıştığımız dönemlerde işimize yarayabiliyor. Oyundaki araçları sürmek de çok keyifli. Araçların tepkileri çok gerçekçi olmuş. Gözüme çarpan bir özellik de deniz kıyısında suyun üzerinde yürürken ardımızdan izler bırakmamız. Ayağımızı bastığımız yerlerde küçük küçük su dalgaları oluşuyor. Oyuna gerçekçilik katan bir diğer özelliklerden birisi…
Yapay zekâ konusunda ara sıra ufak tefek aksaklıklar oluyor. Düşmanımız bazen doğru düzgün saklanamıyor ve bize ateş edemiyor. Bazen ise bizi göremeyebiliyor. Grup arkadaşlarımızın yapay zekâsı gayet iyi görünüyor. Ufak tefek problem dışında yapay zekâ konusunda da gayet iyi iş çıkarmışlar diyebiliriz.
Oynanabilirlik konusu ve ses konusu da oyunun muhteşem atmosferini, grafiklerini, fizik motorunu tamamlayan etkenler arasına giriyor. Böylece ortaya dev bir yapım çıkıyor. Ufak tefek hatalar her oyunda olur. Ama mükemmellik detaylarda gizlidir.
Ekran kartınız oyunu medium veya low detaylarda oynatsa bile oynamanızı tavsiye ederim. Oyundaki atmosfer çok güzel. Yeni bir ekran kartı alırsanız daha da güzel olacaktır. Bir de lütfen oyunu orijinal almaya gayret gösterin.


Test sistemi:
İşlemci: Intel Core 2 Duo E6420 2.13MHz
Anakart: Asus P5B
Ekran kartı: Powercolor X1950Pro 512MB 256bit 600/1400 MHz
Bellekler: 2×1GB DDR2 667MHz Kingston
Sabit disk: Seagate 320GB 7200rpm NCQ 16MB ön bellek

Call of Duty 4-Modern Warfare








Yeni bir çağ, yeni bir çağrı !
Bu sabah gökyüzünü son kez göreceğimi bilseydim, yine de o helikoptere biner miydim?… Savaşın kararttığı sokaklarda nefesim kesilene kadar koşar mıydım? Alnımdan akan kana aldırış etmeden, bir kaç düşman daha öldürebilmek için kendimi zorlar mıydım? Bu sabah gökyüzünü son kez göreceğimi bilseydim, ailemi özlediğimi kendi kendime son kez söyleyediğimi bilseydim, hayata doyamamış kalbimin bu son atışları olduğunu bilseydim, yine de bu cehenneme gelir miydim?…
Evet… her şeye rağmen yine burada olurdum… her şeye rağmen şu anda patlamakta olan bu helikopterin içinde olmayı tercih ederdim… Çünkü ben askerim…. Ölümüm arkadaşlarımı kurtarırken olsun yeter… Böyle onurlu öleyim yeter…

Call of Duty, çıkan her yeni bölümüyle oyun piyasasını sarsan harika bir seridir. Yeni bir Call of Duty çıkar çıkmaz bir sonraki hakkında konuşulmaya ve spekülasyonlar yaratılmaya başlanır hemen. Nitekim Call of Duty 3 çıktıktan sonra da oyunun yeni bölümlerinin 2. Dünya Savaşı’nı konu almayacağı söylentileri ayyuka çıkmıştı. Bu söylentilerin gerçek olduğunu ve oyunun 4. bölümünün günümüz savaşlarına yönelik olacağı duyurulduğunda hepimiz heyecanlanmıştık. Call of Duty, bildik bileli 2. Dünya savaşı üzerine odaklanmış bir seriydi. Böyle bir değişim Call of Duty serisinin eski havasından uzaklaşıp unutulacak bir seri haline gelmesine yol açabilirdi. Aylarca süren bekleyişlerimizden sonra sonunda oyun piyasaya çıktı. İşte tüm korkularımızı yok eden, shooter oyunlarında bir mihenk taşı olabilecek kalitede, yep yeni bir Call of Duty karşımızda.
Kalitenin sınırları zorlanıyor
Call of Duty 4: Modern Warfare adından da anlaşılabileceği gibi modern çağın silahlarını kullandığımız, günümüz savaşlarına benzer fakat gerçek dışı bir hikaye üzerine kurulu. Oyunda, Amerikan ve İngiliz askerlerinin orta doğudaki Al-Asad adında bir diktatör ve onunla bağlanıtılı olarak Rusya’daki Zakhaev ve yönetimindeki bir grup Rus askerine karşı girdikleri savaşa katılıyoruz. Oyunda genel olarak aynı savaşın değişik bölgelerinde çarpışan, değişik askerleri yönetiyoruz. Oyun 3 ana bölümden oluşuyor her bölüm kendi arasında bir çok ara bölüme ayrılıyor.


CoD 4, serinin önceki oyunlarında olduğu gibi savaşı ve birey olarak askerlerin yaşadıkları deneyimleri bizlere en gerçekçi şekilde yaşatıyor. Oyunu oynarken adrenalin vücudunuza hızla yayılıyor. Heyecan dolu bölümler arka arkaya geliyor. Oyunun tek kişilik senaryosu böyle muhteşem bir deneyimi bizlere sunarken tek eksik yanı ise çok kısa sürede bitiyor oluşu. İyi bir CoD oyuncusu oyunu 6 saat civarında rahatlıkla bitirebilir. Fakat oyunu tekrar oynamanız için onlarca sebebiniz var.
CoD 4 yeni nesil oyunlara bir örnek teşkil edecek seviyede görsel bir şölen sunuyor bizlere. Oyunun grafiklerinden fiziklerine kadar her özelliği şu ana kadar konsollarda yapılmış en iyi shooter oyunlarından birisi olmayı hak edecek kalitede başarılı. Karakter, yapı ve nesnelerin dokuları o kadar kaliteli ki bazen kendinizi bir filmin içerisinde gibi hissediyorsunuz. Geniş savaş alanlarındaki yakın mesafeden uzak mesafelere kadar olan tüm görseller özenle ve başarıyla hazırlanmış. Kaliteli efektler bu güzel grafiklere daha da bir canlılık veriyor. Oyunda bir çok sahnede gerçek hayattaki gibi odaklanmadan kaynaklanan bulanıklaşan görüntülere sahne oluyoruz. Bazı kapalı alanlardaki havada uçuşan tozlar, duvarlardan dökülen parçalar, patlamalar, alevler ve duman efektleri oyuna büyük bir zenginlik katıyor. Oyunun bir saniye bile durmayan aksiyonundan kafanızı kaldırabilip etrafa bakınırsanız detayların üzerinde ne kadar çok çalışıldığını görebilirsiniz. Bu görsel başarı sadece oyunu güzel göstermiyor aynı zamanda oyunun fizik motoru ile de büyük bir uyum içerisinde çalışıyor. Örnek olarak, silahlardan çıkan mermiler duvarların arkasındaki hedefleri de vurabiliyor. Bu kadarla da kalmıyor, merminin girdiği yüzeye göre ve merminin tipine göre zemini aşıp arka tarafa geçiş hızı bile değişebiliyor. Tahta ve zayıf duvarların arkasındaki rakiplerinizi kevgire çevirirken unutmamanız gereken onların da sizlere aynı şekilde cevap verebilecek olmaları.
Oyunun diğer bir başarısı da yapay zekanın ne kadar kaliteli yapıldığı. Düşmanlarınız neredeyse sizin kadar akıllı bir şekilde size karşı savaşıyorlar. Düşmanlarınız genelde kapıların, duvarların ve uygun ne bulurlarsa onun arkasına siper alıyorlar. Ayrıca siperden kafasını bile çıkarmadan sadece silahını siperin yanından uzatarak bile ateş etme ihtimalleri var. Düşmanlarınızı vurduğunuzda bile öldüklerine emin olmanız lazım çünkü yaralı bir asker yerde sürünürken bile size ateş etmeye devam edebiliyor. Düşmanlarınız planlı programlı saldırılarla ve zeka dolu hareketleri ile sizleri şaşırtabilirler.
Oyunun ses efektleri de her Call of Duty oyununda olduğu gibi çok kaliteli. Müzikler savaş atmosferini ve heyecanlı ruh halini taze tutmak için özel olarak seçilmiş. Bazı sahnelerde arka plandan gelen bir rock tonu ile gaza gelirken, bazı sahnelerde hafif müziklerle savaşın gerçek yüzü olan ölümü tadıyorsunuz. Silahların ses efektleri ve patlamaların odanızdaki yankıları sizi evinizden alıp CoD 4′ün gerçekçi dünyasına çekiyor. Kısacası sesler de grafikler ve fizikler gibi çok güzel ve oyuna uyumlu.
Cod 4′ü devleştiren özellikler sadece bunlar da değil. Her bir bölümün tasarımı kontrollü ve ustaca hazırlanmış. Oyunun hiç bir bölümünde sıkılma şansınız yok. Suikast silahı kullanırken nefesinizi tutarak silahın titremesini azaltmanız bile bu atraksyonlara güzel bir örnek. Bir bölümlerde helikopterden top atışı yaparken, başka bir bölümde bir odaya kurulmuş devasa bir uzun mesafe silahıyla rüzgarı hesaplayarak düşmanınızı haklamaya çalışıyorsunuz, başka bir bölümde çalılarla kamufle edilmiş bir şekilde düşman askerlerinin ayaklarının dibinde nefes almadan yatarken, bir diğerinde tanklara füze yağdırıyorsunuz. Her bölümde başka bir süpriz her bölümde başka bir heyecan sizleri bekliyor.

Call of Duty 4 Modern Warfare